HIZLI RANDEVU TALEBİ

Gizem Tan

  1. Ana Sayfa
  2. Hasta Hikayeleri
  3. Gizem Tan

Tüp Mide Ameliyatı Oldu

Gizem Tan Obezite, tüm dünyanın ortak sorunlarından biri! Bu rahatsızlık estetik kaygılar bir yana, sağlığı da derinden etkileyen sonuçlara yol açıyor. Çünkü bu rahatsızlık; diyabetten kalbe, nefes darlığından kansere kadar birçok hastalığa yol açabiliyor, yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Ülkemizde her 100 kişiden 20’si için obez tanımı kullanılıyor.

Dengeli beslenme ve egzersizle tedavi edilebilen obezitede uygun vakalarda cerrahi de bir seçenek olarak gündeme geliyor.

Gizem Tan, hem estetik görüntüsü hem de aşırı kilosu nedeniyle ortaya çıkan solunum sorunları nedeniyle tedavi olmaya karar veriyor. Obezite ameliyatını araştırmaya başlayan Gizem ve ailesinin yolu Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bilgi Baca’yla kesişiyor.

Uzmanlar tarafında yapılan ayrıntılı değerlendirmeler sonrası Gizem Tan'ın, robotik cerrahiyle tüp mide ameliyatı olmasına karar veriliyor.

"NEFES ALMADA GÜÇLÜK ÇEKİYORDUM"

Çocukluğundan beri yemeyi çok seven, fast-food yiyeceklerden kendini alamayan, sağlıksız beslenen Gizem'in kilosu, 18 yaşına geldiğinde "obez" değerindeydi. Bundan rahatsızlık duyuyordu. “Alışverişe gittiğimde en büyük bedeni arıyordum. İstediğim gibi, zevkime göre değil sadece örtünmek için giyiniyordum. Yürürken nefes alma güçlüğü yaşamam, çabuk yorulmam da sosyal hayatımı çok engelliyordu”.

ROBOTİK CERRAHİ YÖNTEMİ KULLANILDI

Tüp mide ameliyatında kullanılan ve kapalı olarak gerçekleşen robotik cerrahi hakkında Prof. Dr. Bilgi Baca şu bilgileri veriyor:

“Obez hastalarda yağlanma artışının yanı sıra karın duvarı kalınlaşıp, 12 cm’ye kadar çıkabiliyor. Robotik cerrahide, cerrah konsol başında robotu yönetirken hastanın başında da olası komplikasyonlara karşı bir doktor bulunuyor.

Hastanın karnına açılan dört adet 0,8 cm’lik, bir adet de 1,2 cm’lik kesiden robotun kolları batına yerleştiriliyor ve ameliyat bu deliklerden tamamlanıyor. Böylece ameliyat sırasında kan kaybı ve kesinin büyüklüğü de en aza indirilebiliyor. Hastaların enfeksiyon riski azalabiliyor, taburcu olma ve günlük yaşama dönüş süresi kısalıyor, yara izi de en az düzeyde oluyor” diyor.

Geniş görüş açısının, daha geniş hareket alanına olanak sunduğunu belirten Prof. Dr. Baca, şunları söylüyor: “Laparoskopide iki boyutlu görüntü olmasına karşın, robotik cerrahide üç boyutlu görüntü var. Cerrah sanki karnın içindeymiş gibi hareket edebilirken, bu sayede kendini çok daha güvende hissediyor.”

Prof. Dr. Bilgi Baca - Gizem Tan

AMELİYAT ÖNCESİ ÇOK YÖNLÜ TETKİK YAPILIYOR

Çok yönlü tetkiklerin ardından 16 Mart 2016’da 165 kiloda ameliyat masasına yatan Gizem’e tüp mide ameliyatı (sleeve gastrektomi) yapıldı.

Prof. Dr. Baca, ameliyatta robot eşliğinde midenin yüzde 80’inin özel aletlerle kesilip çıkarıldığını belirterek, “Böylece mide, tüp haline getiriliyor. Midenin kapasitesi yüzde 80 küçüldüğü için hem daha az yemekle doygunluk sağlanabiliyor hem de iştah hormonu salgısı azaldığı için açlık hissi azalıyor ve kişi daha çabuk doyabiliyor” diyor.

"SİHİRLİ DEĞNEK" DEĞİL!

Prof. Dr. Bilgi Baca, obezite ameliyatlarının bir sihirli değnek gibi düşünülmemesi gerektiğini belirterek, “Biz hastalara sadece kilo vermeleri için yardımcı oluyoruz. Nasıl spor, yürüyüş, egzersiz yardımcı yöntemler ise obezite ameliyatı da öyle. Bu ameliyat yapıldıktan sonra hastanın hiçbir zaman kilo almayacağı düşünülmemeli! Dikkat edilmezse yeniden kilo alınabiliyor” uyarısında bulunuyor.

Obezite ameliyatı ne kadar başarılı yapılırsa yapılsın, ameliyat sonrası özellikle ilk iki-üç hafta sıkı diyet uygulamak gerekiyor. Hastalar bu süreçte psikolojik olarak sıkıntılı günler geçirebiliyor. Takip eden bir ayda ise bu sıkıntılar ortadan kalkıyor. Hastalar ameliyattan sonraki ilk bir yılda düzenli olarak birinci, üçüncü, altıncı ve dokuzuncu ayda takibe geliyor.

"ARTIK SAĞLIKLI BESLENİYORUM"

Gizem Tan, obeziteye neden olan sağlıksız beslenme tarzını değiştirdiğini belirtiyor: "Ameliyat sonrası altı ay süren sıkı diyetim sona erdi. Normal beslenme düzenine geçtim ama artık çok daha bilinçli davranmam, kendine dikkat etmem gerekiyor."

OBEZİTE CERRAHİSİ HER HASTAYA UYGULANMIYOR

Fazla kilolarından kurtulmak isteyen her hastaya obezite cerrahisi uygulanmıyor. Hastaların Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kriterlere göre seçilerek tedavi edildiğini belirten Prof. Dr. Bilgi Baca,

“Vücut kitle indeksi (VKİ) 40 kg/m2’nin üzerinde veya 35-40 kg/m2 arasında olup, buna hipertansiyon, diyabet, uyku apne sendromu ile artrit gibi hastalıkların eşlik ettiği, en az bir yıl uzman denetiminde diyet ve egzersiz yaptığı halde kilo veremeyen kişilere cerrahi tedavi öneriliyor.

Hangi ameliyatın uygun olduğunun belirlenmesi için hastalar önce endokrinoloji, beslenme, psikiyatri, fizik tedavi uzmanları ve egzersiz danışmanı tarafından değerlendiriliyor. Gerekli görülürse hastayı kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzmanları da muayene ediyor. Titiz ve detaylı incelemelerin ardından en uygun cerrahi yöntem seçiliyor. Hastanın kendisi için ideal olan yöntemle tedavi edilmesi hayat kurtarıcı olabiliyor” diyor.

TÜRLERİNE GÖRE OBEZİTE CERRAHİSİ

Yapılan tüm operasyonlar obezite ameliyatı olarak tanımlansa da aslında farklı cerrahileri ifade ediyor. Prof. Dr. Bilgi Baca, obezite cerrahisinde en sık kullanılan üç yöntemi şu sözlerle anlatıyor:

  • Tüp mide (Sleeve gastrektomi): Yaklaşık yüzde 80’lik kısmı özel aletlerle kesilip çıkarılan mide, tüp haline getiriliyor. Böylece hasta hem daha az yemekle doyabiliyor hem de iştah hormonu salgısı azaldığı için açlık hissi, abur cubur yeme isteği kayboluyor. Tüp mide ameliyatının ardından hastaların kilo vermek için beslenmelerine dikkat etmeleri gerekiyor.
  • Ayarlanabilir mide bandı: Halk arasında “mide kelepçesi” olarak da bilinen yöntemde; mideye bir bant yerleştirilip, belirli aralıklarla şişiriliyor. Bu ameliyat, hastanın gıda alımını engelleyerek kilo vermesini sağlıyor. Hastaların 15-20 günde bir doktora gitmesi ve film çektirmesi gerekiyor. Elde edilen filme göre balon şişiriliyor ya da indiriliyor. Bu ameliyat aşırı obez hastalarda ikinci ameliyata hazırlık aşamasında kullanılabiliyor.
  • Gastrik by-pass: Gastrik by-pass: Bu ameliyat ile mide küçültülürken, ince bağırsağın bir kısmı by-pass ediliyor yani devre dışı bırakılıyor. Gıda alımı kısıtlanırken, besinlerin emilimini azaltan etki de öne çıkıyor. Kısıtlayıcı, aynı zamanda emilim bozukluğu yapan bu ameliyat, uzmanlar tarafından daha çok diyabetik, insülin direnci olan hastalar ile şeker tüketimi çok fazla olan kişilere önerilebiliyor.

Uyarı: Acıbadem Obezite Merkezi'ne başvuran hastaların hangi yöntemle kilo vereceğine uzmanların detaylı incelemesi sonrası karar veriliyor. Fazla kilolu her kişiye obezite cerrahisi yani mide küçültme ameliyatı uygulanmıyor. Uzmanlar ameliyat öncesi ameliyatın riskleri hakkında başvuran kişiyi ayrıntılı şekilde bilgilendiriyor. Obezite cerrahisi sonrası ne kadar kilo verileceği kişiye göre değişiyor. Obezite cerrahisinden sonra kişilerin düzenli ve sağlıklı beslenmeleri, egzersiz yapmaları gerekiyor.

  • Facebook ile Paylaşın
  • Twitter ile Paylaşın
- +